RSS | Sitemap
  • Akupunktur ile bir çok hastalığın tedavisinde başarı sağlandığına inanıyormusunuz ?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
AKUPUNKTUR
SİGARANIN ZARARLARI VE AKUPUNKTUR İLE SİGARA BIRAKMA
MİDE ÜLSERİ VE REFLÜ
C:Pelvik kas destek problemleri nelerdir? Kadında pelvik bölgede bulunan organlar...
C:Pap Smear Testi (Smear) nedir? Ne için kullanılır? Pap smear testi (smear veya...
C:Bu yaş grubundaki günlük dengeli olarak et, süt, tahıl, meyve, sebze, yağ ve...
C:Saç kaybından yakınan birçok insan yaşadığı her dökülmenin ardında bir...
C:Baharın gelmesiyle birlikte daha aktif ve enerjik olmayı beklerken, kendimizi daha...
Ruh sağlığınızı korumak için enerjinizi yüksek tutun

 

Hayata olumlu bakmanın, iyimser olmanın yaşam enerjisini yükselttiğini belirten uzmanlar, “Hayatımızın coşkulu, huzurlu, keyifli akışı için hayat enerjimize sahip çıkmayı ve iyi kullanmayı öğrenmeliyiz.” diyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nden uzman klinik psikolog İhsan Öztekin, günlük yaşantıda en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerin başında yaşam enerjisinin geldiğini belirterek şu önerilerde bulundu:

Hayat enerjisi ruh sağlığını koruyor!

“Türkçe “Ki”, Çince “Chi”, Sanskritçe’de “Prana”, Parapsikoloji alanında ise “Psi” enerjisi olarak adlandırılan, fiziksel bedenin çok ötesinde bir enerji olan hayat enerjisi, fizik kanunlarıyla açıklanamayan, tanımlanamayan, beyne bağlı bir enerji değil, bütünsel varlığımıza ait bir enerjidir. İnsanoğlu hayat enerjisini gün içinde pek çok şekilde kullanır ve tüketir. Ancak gün içerisinde bu enerjiyi tekrar kendimizde depo ederiz yani bir anlamda kendimizi sürekli şarj ederiz. Ancak çoğu zaman tükenen bedenimizi yeniden nasıl toparlayacağımızı bilemez ve süreci akışına bırakırız. Fakat günlük akışta blokajlar, kesintiler oluşursa hastalıklar ortaya çıkar. Bu sebeple vücudumuzu ve ruh sağlığımızı dengede tutmaya yarayan hayat enerjimizi nasıl yüksek tutacağımızın bilincinde olmamız gerekir. İhtiyacımız olan bu enerjinin büyük bir kısmını, bunu matematikleştirecek olursak yüzde 70 kadarını uyuduğumuz sırada alırız.
untitled

Hayat enerjisi biterse depresyon başlar

Yaşam enerjisini her an kullanırız, sabahtan akşama kadar düşünürken bile bu enerjiden tüketiriz. Bu enerjiye sahip olduğumuz sırada sıkıntı, dert bizim için anlamını yitirir. Her şeyi yapabilecek güçte ve heveste oluruz. Hayat enerjisi az olan insan üşenen, keyifsiz, isteksiz dolayısıyla tembel insan olur. En basit olaylar, eylemler bile bu kişiler için aşılamaz, halledilemez dertler olarak algılanır. Hayattan zevk almaz, evden çıkmak istemez. Kişiler hayat enerjisini iyi kullanamaz, kendilerini şarj edemez noktasına geldiklerinde depresyona girerler.

Kaliteli uyku ve doğru nefes alma

Etrafımızdaki insanların o günkü duruşlarından, beden dilinden bu enerjiye ne kadar sahip olduklarını anlayabiliriz. Bu enerji vücutta belli meridyenler üzerinden akarak vücudun tamamına kozmik bir enerji sağlar. Bu akışta blokajlar, kesintiler oluşursa hastalıklar ortaya çıkar. Blokajları ortadan kaldırıp akışı sağlamak için biyoenerji, reiki, akaapunktur gibi tedavi teknikleri uygulanabilir. Bu sebeple iyi, kaliteli bir uyku hayat enerjisi ile dolmamız için önemlidir.

Doğru nefes almanın önemi

Gün içinde yaptığımız eylemlere bağlı olarak da yaşam enerjisi ile dolmamız mümkündür. Anda kalarak, coşku ve istekle yaptığımız her şey bizi yaşam enerjisi ile şarj eder. Yaşam enerjisi soluma refleksi ile bedene girer. Ama bu size bu enerjinin havanın içinde olduğunu düşündürmesin çünkü havanın içinde değildir. Ki enerjisi bir tür etherik enerjidir. Bu enerjinin ana kanalı nefestir. Aldığımız doğru nefeslerle her an kendimizi bilinçli bir şekilde Ki enerjisi ile doldurmamız mümkündür.

Bedene burun yolu ile alınarak giren Ki, önce bir baston gibi yukarı sonra da iki kanaldan omuriliklerimizden geçerek birinci çakramıza gelir. Bu sebeple birinci çakramızın (kök çakra) hep açık olması, mıknatıs gibi bu enerjiyi çekmesi önemlidir.

Çakralar güçlü elektrik alanlarıdır

Yaşam gücü enerjisi, bedende çakralar adı verilen bir dizi enerji merkezi boyunca hareket ederler. Hepimiz kuyruk sokumundan kafanın tepesine kadar 7 enerji merkezine sahibiz. Çakralar gözle görülmeyen güçlü elektrik alanlarıdır.

Çakralardan biri ya da daha fazlası tıkanmışsa veya dönüşü yavaşlamışsa yaşam enerjisinin dolamayacağı söylenir. Bunun sonucunda da hastalıklar ve yaşlılık ortaya çıkar. Bu sebeple çakralarımızın açık ve hızlı dönüşü, yaşam enerjimizi iyi kullanabilmemizin şartlarından biridir.

Hayat enerjimizi çalan kaçaklar
Hayat enerjimizi hızlı tüketen bazı dikkat etmemiz gereken durumlar vardır. Bunları sanki yaşam enerjimizi çalan kaçaklar olarak düşünebilirsiniz.

Olumsuz duygu ve düşünceler (öfke, aşırı sinirlilik, stres, üzüntü, korku, kaygı, kıskançlık, değersizlik hissi, özgüven eksikliği v.s.)

Uyumsuz ilişkiler (aile ilişkileri, arkadaşlıklar, evlilikler)

Yalnız kalmak, sosyal ortamlara girmemek

Oksijeni yetersiz ortam

Düzensiz uyku

Yetersiz veya aşırı beslenme

Öfke kontrolü öğrenilmeli

Bazı olumsuzlar karşısında şunları yapabiliriz:

Öfkemizi kontrol altına almayı öğrenmemiz önemlidir. Öfkelenmeye başladığımızı hissettiğimizde derin nefesler alarak kendimizi sakinleştirebilir.

Bir ölüm haberi duyduğumuzda olana direnmemek, olanı olduğu gibi kabul etmek önemlidir.

Öyleyse hayatımızın coşkulu, huzurlu, keyifli akışı için yaşam enerjimize sahip çıkmayı ve iyi kullanmayı öğrenmeliyiz.

Örneğin spor yapmak, kitap okumak, açık havada yürüyüş yapmak, çıplak ayakla toprağa basmak, yıkanmak, denize girmek, müzik dinlemek, ilim/bilim öğrenmek, birilerine yardım etmek, gönüllü veya karşılık beklemeksizin birilerine yardım etmek, meditasyon yapmak, dua etmek, ibadette bulunmak veya hoşunuza giden hobiniz ile vaktinizi geçirmek de size enerjinizi güçlendirmek veya bedeninizdeki dolaşımını geliştirmek için tavsiye edilebilir

0 Kez Yorumlandı.
Facebook Twitter More...
YORUM YAP
Adınız...

E-Mail Adresiniz...

Web Siteniz (varsa)

BENZER MAKALELER
HAYATIMIZ BOYUNCA 10 FİL AĞIRLIĞINDA YİYECEK TÜKETİYORUZ
HAYATIMIZ BOYUNCA 10 FİL AĞIRLIĞINDA YİYECEK TÜKETİYORUZ Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, araştırmalara göre bir insanın ömrü boyunca yaklaşık 1 milyon kalori alarak 45 ton yiyecek tükettiğini açıkladı. 70 kiloluk bir yetişkinin günde en az 31 gram protein alması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tamer, vejetaryenler için de önemli bir uyarıda bulundu: “Vejetaryen beslenme durumunda vücut için gerekli aminoasitlerin bir şekilde alınması... Devamı...
YENİ YILIN İLK SABAHI METABOLİZMANIZI UYANDIRIN
  Yeni yılın ilk gününe arınmış, tazelenmiş ve sağlıklı bir giriş yapmak için bazı özel gıdalardan faydalanmak mümkün. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dyt. Yonca Sevim, doğru beslenme, antioksidan besinler ve yeterli fiziksel aktivite ile yeni yıla sağlıklı bir başlangıç yapmanın yolları hakkında bilgi verdi. Yılın ilk gününe genellikle geç uyanılmaktadır. Bu nedenle metabolizmayı uyandırıp kaybettiklerini geri vermek önemlidir. Bunun için kişi... Devamı...